Gandi’nin Sol Yumruğu
Bu yazı toplamda 856, bugün ise 0 kez görüntülenmiş.
Çok derin bir elin yazdığı senaryo oyun sahnesinde,
Kapalı gişe oynayıp hâsılat rekorları kırınca,
Varan iki sahneye sol yumruğuyla indirilmiş oldu….
Politikanın çok yüzlülüğünün tüm ayrıntılarının ibretle müşahede edildiği,
İçinde barındırdığı entrikaların televizyonlarda artık kırmızı noktalarla verildiği,
Çocuklarımızın televizyonlardan uzak tutmak zorunda kalındığı,
Aile ortamında seyri mümkün olmayan bel altı siyasetin yapıldığı bir süreçten geçerek,
Nihayet beklenilen sona varılmıştır…..
Bu son mutlu son mudur?
Yaşayıp göreceğiz elbette…
Ancak yatak odalarının meydanlarda sergilenerek,
Üzerine kurulan mutluluğun uzun süreli olduğunu düşünmek hayalperestlik olacaktır…
Mutlak başarı her lider için kabili mümkün olmayabilir..
Bazı liderler vardır ki doğuştan tamamlayıcı,
Destekleyici ve muhalif olarak yaratılırlar..
Baykal da bu kategoriye uyan liderler sınıfında olup,
Doğuştan muhalif olma modunda yaratılmıştır.
Milyonlarca seveni, hayranı ve destekleyicisi vardır.
Seversiniz, sevmezsiniz,
Herkes fikrinde özgürdür.
Ancak kongrelerle bükemediğiniz bileği,
Belden aşağı vurarak, yatağını sipariş ederek yenmek,
Ve bu yolla Atatürk’ün, İnönü’nün, Ecevit’in ve Baykal’ın makamına oturacağım demek,
Siyasetin soluna yeni bir soluk, yeni bir anlayış getirileceğini iddia etmek ne kadar etik olur?
Biraz kafa yorunca ve de iyi bir gözlemciyseniz oynanan oyununu,
Düzenlenen komployu teorik olarak okumanız hiç de zor olmayacaktır…
Sayın Baykal’ın Partisinin başında kalması halinde mevcut hükümet,
Her gün biraz daha güçlenecek,
Adalet ve Kalkınma Partisi çıtasını yükseltmeye devam edecektir.
Bu önlenemez yükselişin karşısına,
Ya yeni bir lider, yeni bir soluk ve yeni bir partiyle geleceksiniz,
Ya da mevcut bir partiyi boyalayıp, küçük değişikliklerle yol alma umudu taşıyacaksınız.
Son yıllarda yaşanan yeni liderler kıtlığı göz önüne alınarak,
İkinci şık üzerinde durulmuş olup,
Malum kasetle Sayın Baykal evine uğurlanmış ve zaten dosyalarıyla hazır kıta bekleyen Kılıçdaroğlu seçtirilmiştir.
Hayırlı olsun ..
Derinlerin ipiyle kuyuya inmektense,
Bir delinin ipiyle kuyuya inmek evlaydı derim…
Yılların tecrübesi kurt politikacı Baykal’a bu komployu kuranlar,
Çiçeği burnunda Başkan Kılıçdaroğlu’nun en yakın seçimlerdeki başarısızlığı durumunda kendisine yapacaklarını tahayyül etmek bile istemeyecektir.
Zira bunların umurunda değildir Baykal veya Kılıçdaroğlu,
Tek hedef Recep Tayyip Erdoğan’dır…
Daha önceleri demokratik teamüllerle yok edemediklerini,
Antidemokratik yaptırımlarla,
Darbe ve zor kullanarak gönderirlerdi..
Sayın Erdoğan’ı da demokratik yollarla gönderemeyeceklerini anlayınca,
Sarıkız, çarşaf, eldiven, balyoz gibi desisane planlarla yok etmeye çalışmış,
Başarısızlıkla sonlanıp, planlar suya düşüp ıslak imzalar ortaya çıkınca,
Yatak operasyonuyla demokrasi içinde yeniden mücadele etme kararı almışlardır.
Zira girişilen bu oyunda her yol mubah ve meşru sayılarak,
Adalet ve Kalkınma Partisi ve Lideri Sayın Erdoğan’ın siyasetten silinmesi hedeflenmiştir..
Bay derinin hesabı bu..
Tabii bir de Allah’ın hesabı var….
Cumhuriyet Halk Partisi’nin çiçeği burnunda Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçtaroğlu,
Sayın Erdoğan’ın geliştirdiği siyasetin yan ürünü olmaktan kurtulup,
Oynanan oyunun bilicinde olarak farkındalık oluşturmalıdır.
Aksi halde koltuk başını çok ağartacaktır.
***
Kılıçdaroğlu’ nun sevemediğim beş duruşuna benden beş sıfır
BİR:
Tüm Türkiyeli’nin normalleşme arzusunu, hayalini suya düşürüp,
İlk sınavında kongrede yaptığı konuşmayı adeta savaş sinyalleri vererek sürdürdüğü için sevemedim.
İKİ:
Bir genç kız için gelinlik ne kadar anlamlıysa, yeni bir lider için de seçmen üzerinde oluşturacağı ilk intiba o derece önemlidir..
Oysa Sayın Kılıçdaroğlu, kongre salonuna ve ülkenin çeşitli illerindeki bilboardlarına astırdığı sol yumruklu posterleriyle bende kötü intibaa oluşturduğu için sevemedim.
ÜÇ:
Mutlak bir demokratikleşme arzularının olduğunu ve bunun için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını söyleyip,
Bir dakika sonra ise dini ve etnik köken siyaseti yapanlar bizimle beraber olamazlar diyerek ayaküstü kendisiyle çeliştiği için sevemedim.
Bu ülkenin öncelikli ve temel hak kapsamındaki iki temel unsur parti programında yoksa eğer Türkiye’de yeni siyasetçi aramaya da ihtiyaç yoktur.
Demokrasiden ve Özgürlüklerden bahsedip prangalarını açmak isteyen dindarları, Alevileri, başörtülüleri, imam hatiplileri, Kürtleri, Ermenileri, ve daha nice benzer sorunlar üzerinde siyaset yapmayacaksanız size ne ihtiyaç var ki?
DÖRT:
Kongrede yaptığı iki buçuk saatlik konuşmanda ülkeye getirmek istedikleri yenilikleri, parti programını, yeni projelerini anlatması beklenirken, 75 dakikasını Adalet ve Kalkınma Partisine ve Partinin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ayırarak devrik lider Sayın Baykal’ın düştüğü hataya düştüğü için sevemedim..
BEŞ:
33 uncüsü yapılan bir kongrede, bir ile otuz üç arasında bir gram bile değişmeyen bir söylemin ve ülkenin büyük bir kesimine duyulan öfkenin hala tazeliğini koruduğunu gördüğümden sevemedim…
Bütün bu olumsuzluklara rağmen,
Hoş geldin…
Sol yumruğunla hoş geldin Sayın Kılıçdaroğlu diyorum
Sevgilerimle…




şaibe varmı gandinin sol yumruğunda!!!,bence olabilir,olağandırda.burası kurtlar vadisi,
sol yumruk havada fazla kalacak karizmaya sahip deyil gibi..pompalamalar ve pohpohlar yetersiz kalabilir diye düşünüyorum.
değerli servet bey kardeşim ;harika yazınız için teşekkürler.
Okuduğum Gandi’nin Sol Yumruğu yazısında.Bir hikaye yazmak geldi içimden
Ağa ve ırgatı tıraktürle tarladan eve dönerlerken yol uzun ağa tıraktürü sürüyor ırgat,ta romurk,ta oturuyor yolda giderken aniden yolla hayvan sürüsü geçmeye başlarlar ağa tıraktürü durdurur hayvanların geçmesini beklemeye başlar bu arada inek tıraktörün önüne bisler yani tezek eder bu arada ağada bir hinlik düşünür ve ırgatına derki ırgat sen fakir birisin senin hiç paran ve tıraktörün olmadı gel bu inek bokunu yede sana bu tıraktörü vereyim der tabi ırgat düşünmeye başlar benim hayata ne param oldu nede tıraktörüm der ne olucak,ki ben bu boku yersem tıraktörüm olur der ve ağaya tamam ağam yerim der ve gidertezeğin hepsini yer ağada sözün eri aşağı iner tıraktörden anahtarları ırgatına verir ırgat tıraktörü sürmeye başlar ağada romurgda oturur epeyi yol gidince ağayı yine hinlik tutar ve düşünmeye başlar derki kendi kendine biz şimdi köye gidersek ve köylüde tıraktürü ırgatıma verdiğimi görür ve ırkata sorarlar ırgat sen fakirdin nerden getirdin bu tıraktörü derler ırgata anlatır olan biteni gururuna yediremiyen ağa başlar hinlik düşünmeye ve ırgat dur der ırgat durur ve buyur ağam der ağa ırgata derki ula ırgat ben bu boku yersem sen tıraktörümü geri cericenmi ırgat bu,gez başlar düşünmeye ben köye gidicem ve köylü ırgat nerden getirdin tıraktürü diye sorarlar ağada boku yedi verdim değer ve ırgat,ta gururuna yediremez ve kendi içinde düşünmeye başlar nasıl olsa ağada bu bokun hepsini yemez tıraktör ikimizin olur düşünür ve ağaya tamam ağa ye boku der ve ağada tabi hepsini yer ve tıraktürünü geri alır ırgat ramurga biner biraz yol giderler ve ağa dayanmaz ırgata şunu der ulan ırgat sen ırgat ben ağa tıraktür yine benim peki biz bu boku neden yedik der ve ırgat vallah bende bilmiyorum ağam neden yediğimizi der ne anlatmak istediğimiz anlamışsınızdır umarım saygılarımla…