Kürt Sorunu ve Çözüm Çeşitliliği
Bu yazı toplamda 650, bugün ise 3 kez görüntülenmiş.
Gelinen noktada Kürt Sorununun olduğu ve acilen çözülmesi gerektiğini herkes kabul ediyor da,
Kürt Sorunu vardır ve çözülmelidir dendiğinde herkesin aynı şeyi kastettiğinden emin değilim,
Çözülmesini herkes bir şekilde istiyor,
Amenna,
Ancak somut çözüm öneriler üzerinde konuşulduğunda peşlerimizdeki taşları nedense dökemiyoruz.
Açık olamıyoruz..
Yıllarca ötekileşme, inkâr etme politikalarının artık çok geride kaldığından söz edip,
Çözümleri üzerinde ürkek davranıp,
Doğacak bebeğe isim koyamama bugün açılımı çıkmaza sokmuş ve açılım ötelenmiştir.
Herkesin kendine yonttuğu bir Kürt Sorunu ortaya çıkmıştır;
PKK’nın Kürt Sorunu,
İmralı’nın Kürt Sorunu,
DTP veya şimdiki versiyonu BDP’nin Kürt Sorunu,
Benim düşüncemi paylaşan muhafazakâr Demokrat Kürt aydınların Kürt Sorunu,
Liberal, Demokrat İslamcı Aydınların Kürt Sorunu,
Amerika’nın,
AB’ nin Kürt Sorunu,
İktidar Partisinin Kürt Sorunu,
Askerlerin Kürt Sorunu,
Muhalefetin Kürt Sorunu
Ve daha isimlerini sayamadığım yüzlerce farklı Kürt sorunu ortaya konulup,
Reçete yazılması konusunda ürkek davranırsanız bir anda gerisim gidersiniz geriye.
Bu kadar farklı düşünce ile çözülmeye çalışılan asrın çözüm bekleyen sorununun,
Elbette sıkıntıları olacaktır,
Elbette iki ileri bir geri zikzaklar çizecektir…
Herkesin faklı bir hesabı, farklı bir isteği ve farklı arzusu olacaksa eğer,
Çözüm anlayışı da haliyle farklı olacaktır.
Bu farklılıklar içinde çözüm için birlikte yol yürüneceği güne kadar bu sıkıntılar hep var olacaktır.
Kürt Sorununun kısa vadede çözüme kavurtulmasını beklemiyoruz da,
Bu anaların gözyaşları daha ne zamana kadar akmaya devam edecek onu sorguluyoruz,
Daha ne kadar ana evladı bu uğurda canını verecek onu soruyoruz,
Daha kaç yıl ümitsizlik içinde karanlıkta oturulacak onu merak ediyoruz?
Ne zaman didişmelerimiz kavgalarımız bitecek onu görmek istiyoruz?
Kavgalarımız sonucunda iki ırkın nasıl da yok edilişi seyredilecek ona bakıyoruz…..
Dedik ya, bu süreç kısa değil,
Uzun vadeli olacağı için tasarlanan siyasi projelerin de ona göre yapılması gerekiyor,
Çözüm noktasında projeler yapılırken bu toplumsal mağduriyet travması da göz önünde bulundurulmalıdır aslında.
Adına demokratik açılım denilecekse eğer,
Demokratikleşme adına yapılması gereken ne varsa barındırılmalı içeriğinde…
İnsan temel hak ve özgürlüklerinin her türlüsü yer almalıdır bu hazırlanan pakette…
Kürtler gibi, dindarlar bulmalı kendilerini bu taslakta…
Başörtülüler bizde varız artık diyebilmeli…
Ey alevi kardeşlerimiz ötelenmeniz ve ötekileşmeniz buraya kadar, artık suniler kadar netsiniz denmeli..
Dil ve ırkların her türlüsü eşittir kaidesi özde de işlenmeli..
Ezilmiş, sistem tarafından ötelenmiş Türkler bulmalı kendilerini..
Budur demokratikleşme ve çağdaşlaşma çabası..
Peki, biz ne yapmışız?
Çıkışımız iyi,
niyetimiz halisane..
çözüm çabamız da var..
Ancak yöntemimiz yanlış…
Reçetemiz yanlış…
Kürt Açılımı, Alevi açılımı, Başörtü açılımı, ermeni açılımı, vs
Bunları ayrı ayrı olarak aldığınızda ve ayrı ayrı çözmek istediğinizde,
Bunların sıkıntılarını bertaraf etmeniz gerekmez mi?
Kürt Sorununun çözülmesi için:
Silah ve şiddet hiçbir şekilde çözüm değildir deyip;
Silah ve şiddetten vazgeçmelidir…
PKK vazgeçmelidir silahtan…
Devlet vazgeçmelidir operasyonlardan…
Akil insanlar, aydınlar, kanaat önderleri önderlik etmeli çözüme…
PKK’yı aşağı indirip,
Siyasi muhataplara okkalı bir nasihat etmeli…
Hükümete yüklenip, bu açılım denen şeyin için doldurup uygulamasını istemeli..
Ben seni, ben onu, o beni muhatap kabul edemez gibi çocuksu triplerden vazgeçmeli..
Bu kıyımı, bu vahşeti durdurmak için vazgeçmeli
Gözü yaşlı analar sokağa inmeli ve “one munite” demeli…
Gözyaşı durmalı anaların…
Çözümsel mağduriyet travması göz önünde bulundurulmalı..
Devletin kendi mağdur vatandaşlarına güven verme,
Türk halkını da ikna etme gibi bir projesi olmalı..
Uzun vadede hoşgörü, demokrasi ve uzlaşı kültürünün egemen olacağı bir devlet politikası tespit edilmeli…
Kürt ve Türk halklarının birbiriyle hiçbir sorunlarının olmadığı ancak yaşanan süreçte sistemin Kürtlere uyguladığı yanlış politikalar nedeniyle bu aşamaya gelindiği anlatılmalıdır…
Kürt sorununu çözmeye çalışılırken;
Demokratik açılım veya Kardeşlik Projesi vurgusu yapılacaksa eğer,
Gasp edilmiş, ihlal edilmiş her türlü hakkın bu kapsamda ele alınması gerek..
Ötekileşmiş, dışlanmış, horlanmış, mağdur edilmiş hiçbir ırk, hiçbir bir meşrep, hiçbir dil ve hiçbir din kapsam dışında bırakılmamalı..
Demokratik açılım;
Veya kardeşlik Projesi
Herkesimden mağdurun tek mekanı olmalıdır derim….




değerli üstadım;
tesbitlerinize ve fikirlerinize katılıyorum,hatta dikkate alınması gerektiğine inanıyorum.ecdadımız çok güzel birliktelikler sağlarken son dönemlerdeki kaosu ve sebeplerini iyice tahlil etmemiz ve tedbirlerimizi hassasiyetle ortaya koymamız gerekir.
zaman zaman yazılarınızı okumaya gelerek faydalanıyorum.
Allah razı olsun.
Medya organlarının ve yazılı basının durumu da bundan farksızdı aslında. Yine her zamanki gibi, ezilen, katledilen, sürgün edilen, mağdur edilen Kürtler edebiyatı sürekli işlendi.
Doğu güneydogu Anadolu’ya ilişskin herhangi bir meselede, nedense siyasetçilerimizin ve yazarlarımızın aklına hemen Kürtler geliverir. Sanki o böölgenin halkının tümü Kürt!
Bölgedeki diğer toplumların neden görmezlikten gelindiği ve adeta yok sayıldığı anlaşılmaz bir tutum.
Diğer taraftan, üniversiteler ve akademik kuruluşlar, bugüne kadar bölgenin demografik yapısını analiz etme ihtiyacını duymamış ve böylece siyasi Kürtçülerin ekmeğine yağ süren bir tutum içine girmiştir. Bu arada turkiyede 9 milyon zazanında olduğunu hatırlatmamız gerektiğini düşünüyorum…